Çocuğunuzu Nasıl Eğitmelisiniz

Anne ve babaların en çok şikayet ettiği konulardan birisi çocukların dağınık ve düzensiz olmasıdır. Bu konuda şikayet etmek söylenmek çocukların bu davranışlarının düzelmesine katkı sağlamaz. Bir an önce harekete geçmek gerekir. Dağınık çocukla baş etmek için anne ve babalar şu hususlara dikkat etmesi gerekir.

19:17:20 | 2019-10-08
Ayşe Bakır
Ayşe Bakır      aysebakir@yenivanhaber.com

Anne ve babaların en çok şikayet ettiği konulardan birisi çocukların dağınık ve düzensiz olmasıdır. Bu konuda şikayet etmek söylenmek çocukların bu davranışlarının düzelmesine katkı sağlamaz. Bir an önce harekete geçmek gerekir. Dağınık çocukla baş etmek için anne ve babalar şu hususlara dikkat etmesi gerekir.

1-   Balık baştan kokar. Anne ve baba olarak siz de evde dağınıksanız çocuğunuzun dağınık olmasından şikayet etmeye hakkınız yoktur. Çocuğunuza iyi model olmalısınız. Sizi örnek aldığını unutmayın. Anne ve baba olarak siz de evde düzenli olun ki çocuk dağınıklıktan rahatsızlık duysun.

2-   Çocuk odasını toplamadan oynamasına, televizyon izlemesine ve yemek yemesine izin vermeyim. Evde patronun siz olduğunu gösterin. Yumuşak davranmanız olayı esnek tutmanız çocuktaki dağınıklığı tetikleyecektir. Çocuk boşluk buldukça hareket eder. Çocuğa bu boşluğu sağlamayın.

3-   Sürekli söylenmek ve şikayet etmek doğru değildir. Çocuğa neden düzenli olması gerektiğinin bilincini kazandırmanız gerekir. Düzenli olmanın hayatına katacağı artı değerleri, dağınıklığın hayatından eksilteceği şeyleri görmesini sağlayın.

4-   Dağınıklık ve düzen konusunda çocuğunuzu bir başkası ile kıyaslamayın. Bu sefer iş inada binecek sırf siz bu kıyaslamayı yapıyorsunuz diye çocuk dağınık olmaya devam edecektir.

5-   Olaya empatik yaklaşın. Sen dili yerine ben dili kullanın. Odanın böyle dağınık olması beni çok üzüyor. Senin gibi akıllı bir çocuğa böyle bir dağınık oda hiç yakışmıyor gibi ruh okşayan cümlelerle olaya yaklaşmalısınız.

Uyumak İstemeyen Çocuk Nasıl Uyutulur

Gecenin geç saatlerine kadar çocuklarınız uyumuyor mu? Çocuk yatağa neden girmez? Uyumak istemeyen çocuk yatağa nasıl götürülür? Eğitimci bir baba olarak size bu konuda bilgi ve deneyimlerimi aktaracağım. Umarım yazı dizimizi okuduktan sonra hayatınızda bazı şeyler değişir ve çocuklarınızı yatağa götürme konusunda başarılı olursunuz.

Çocuklar için en ideal uyku saati 21.45 tir. Bu saatten sonra hiçbir çocuk ayakta kalmamalıdır. Çocuğa bu saate kadar televizyon izleme, odasında oyun oynama gibi tüm aktiviteler için izin verilmelidir. Bu saatten sonra çocuğun tüm eylemleri kısıtlanmalıdır. Televizyon izliyorsa çocuk televizyon kapatılmalıdır. Çocuk yatağa götürülmeli gerekirse ona yatakta hikayeler anlatılmalıdır. Uyuyuncaya kadar yanından ayrılmayın. Bazı çocuklar yalnız yatmaya korkar. Anne ve baba olarak 10 yaşından sonra çocukların yanınızda yatmasına izin vermeyin.

Uykunun önemi çocuğa anlatılmalıdır. Uykunun insan sağlığına katkıları anlatılmalıdır. Büyümek, sağlıklı yaşamak için güzel bir uykuya ihtiyaç olduğu anlatılmalıdır. Uyku çocuk için bir ceza unsuru olarak kullanılmamalıdır. Her sinirlendiğinizde haydi yatağına git demeniz çocuğun uyumamaya karşı direnç geliştirmesine neden olur.

Çocuğun uyuyacağı odanın ışıklandırması iyi ayarlanmalıdır. Aşırı karanlık odada çocuk korkabilir. Lambası açık ve yüksek aydınlatılmış odada çocuğun uykusu gelmez. Oda loş bir ışıkta olmalıdır. Hafif bir fon müziği açarak çocuğunuzun uykusunu kolaylaştırabilirsiniz. Uyumadan önce çocuğunuza süt ısıtıp içirmeli onunla birlikte yatağa girmelisiniz. Yoksa kuru sözde git odana yat sözü çocuğu uyutmak için yeterli değildir.

Kahvaltı Çocuğa Nasıl Sevdirilir

Çocukların sabah kahvaltısı yapmamasından tüm anne ve babalar şikâyetçidir. Bu durumu aşmak aslında sizin elinizdedir. Yeter ki doğru yerde doğru hamleler yapmasını bilin. Çocuklara kahvaltıyı sevdirmek için şu hususlara dikkat etmeniz uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.

1-   Kahvaltı yapma alışkanlığınız olsun. Aile olarak her sabah günün belli bir saatinde bir araya gelip kahvaltı yapma kültürü oluşturun. Ekmek arası çomaç yapıp çocuğun eline verip televizyon karşısında yemek yemesine müsaade etmeyin. Her sabah hafta içi 7 hafta sonu 8.30 kahvaltı saatiniz olsun. Kahvaltı saatin rutine bindirmelisiniz.

2-   Kahvaltıda iştah kesen saraller, nutella gibi şekerli çikolatalar bulunmasın. Kahvaltının doğal olmasına dikkat edin. Hazır kutu meyve suları yerine taze sıkılmış meyve suyu hazırlayın. Sosis, sucuk, salam yerine kahvaltıda peynir, zeytin, tereyağı, reçel, bal gibi besleyici besinler bulunsun.

3-   Kahvaltıda çocuğa ne yemek istediğini sorun. Kahvaltıyı çocuğun istediği şeylere göre hazırlarsanız çocuk kahvaltıya daha istekli oturacaktır.

4-   Kahvaltı saatinde televizyonu kapatıp sessiz sakin bir ortamda kahvaltı yapmasını sağlayın. Kahvaltıda güzel sohbetler edebilirsiniz. Çocuk bir yandan yemek yerken bir yandan başından geçenleri size büyük bir iştahla anlatacaktır.

5-   Kahvaltıda çocuğa yiyebileceği kadar kahvaltılık koyun. Tabağını tıka basa doldurup hepsini bitirmesini beklemeyin. Kahvaltınız bol zengin içerikli olsun. Her gün aynı şeyleri yemek çocukta bıkkınlığa neden olacaktır.

Çocuklar Neden Hırsızlık Yapar, Ne Yapılmalı

Hırsızlık kendisine ait olmayan bir malı sahibinden gizlice alıp kullanmak onu sahiplenmektir. Bir eylemin hırsızlık olarak nitelendirilmesi için hırsızlığı yapan kişinin bu eylemin farkında olması gerekir. Çocuklar 5 yaşına kadar sahiplik duygusuna sahip değildir. Yani çocuklar 5 yaşına kadar benmerkezci bir yaşam sürerler. Çevresindeki şeyleri rahatça alıp kullanırlar. Kullandıkları şeyin bir sahibi olduğunu düşünmezler. Bu yüzden ilk 5 yıl çocukların yaptığı eylemlere hırsızlık denilemez. Aklı ermeyen çocukların yaptığı bu eylemler masumane bir şekilde karşılanmalıdır.

Hırsızlık yapan çocuk 10 yaşından büyükse ve bu eylemi sürekli tekrar ediyorsa mutlaka müdahale edilmelidir. Bu müdahale bilindik yöntemlerin aksine profesyonelce olmalıdır. Çocuğu dövmek, azarlamak, hakaret etmek, şiddet uygulamak, odaya kapatmak, toplum içinde rencide etmek gibi yöntemler sakıncalı yöntemlerdir. Bu yöntemler çocuğun ruhunda derin yaralar bırakır.

Hırsızlık yapan çocuğa empati becerisi kazandırmalısınız. Malı çalınan insanın hissedeceği duyguları ona hissettirmelisiniz. En sevdiğin ayıcığını bir arkadaşın senden habersiz alıp sahiplenseydi ne hissederdin sorusunu sorarak eylemleri üzerine düşünmesi sağlanmalıdır. Hırsızlığın kötü bir eylem olduğunu hırsızlık temalı filmlerle anlatabilirsiniz. Hırsızlık sonucunda insanların düştüğü durum, sosyal çevrenin verdiği tepkiler anlatılmalıdır. Tehditle, bağırarak çağırarak sorunu çözemezsiniz. Sorun konuşularak anlaşılarak çözülür. Çocuk yaptığı eylemin kötü olduğunu fark ettiği an bir daha yapmayacaktır. Şiddet ve baskı eylemi söndürmez sadece kısa süreliğine bastırır. Bu yüzden sorunu mutlaka kalıcı bir şekilde çözmelisiniz.

Malın Kıymeti Çocuklara Nasıl Öğretilir

Günümüz çocuklarının en büyük sorunu malın kıymetini bilmemesidir. Bu durumdan tüm anne ve babalar muzdariptir. Peki çocuklar malın kıymetini neden bilmez. Malın kıymetini bilmesi için anne ve baba olarak bizler neler yapmalıyız. Yazı dizimde size bu konu hakkında bilgi vereceğim.

Çok verme arsız olur, az verme hırsız olur sözü işi özetleyen sözlerden birisidir. Eğer bir çocuk sürekli açsa ve bir şeylerden mahrum bırakılıyorsa bu çocuk açlığını gidermek için çalacaktır. Çocuğunuza okul harçlığı vermiyorsanız okulda canı bir şeyler çeken çocuk sıra üstünde bırakılan arkadaşının parasını çalacaktır. Bu durumun tersinde ise malın kıymetini bilmeme durumu ortaya çıkacaktır. Çocuğunuza sürekli aman ben çok ezildim çocuğum ezilmesin diyor ve sürekli veriyorsanız çocuk belli bir süre sonra doyumsuz hale gelecektir.

Odasında 5 tane oyuncak arabası olan bir çocuğun oyuncak arabasından birisi kırılırsa kırılan oyuncak arabanın pek bir önemi yoktur. Nasıl olsa 4 tane daha var anlayışından dolayı. Oyuncağı kırılan çocuğa üzülme oğlum yenisini alırız diyen baba çocuğuna çok büyük zarar vermektedir. Oyuncak çocukla birlikte tamir edilmelidir. Oyuncağın kırılmasında çocuğun payı varsa ve bilerek olmuşsa çocuk cezalandırılmalı bir daha oyuncak alınmamalıdır.

Çocuklara bir şeyin aynısından 2 tane almayın. Oyuncak alacağınız zaman araya mesafe koyun. Çocuğunuza her hafta oyuncak almak yerine 2 ayda 1 oyuncak almalısınız. Ne kadar sık aralıklarla oyuncak alırsanız o kadar iyidir. Çünkü oyuncağıyla geçireceği vakit sayısı artacaktır.

Yalan Söyleyen Çocuğa Nasıl Yaklaşılır?

Yalan birisini aldatmak, şaşırtmak için söylenen sözlere denir. Birçok yalan şaka adı altında söylenir. Yalan söyleyen bir çocuğa doğru yaklaşım sergilemek gerekir. Yalan eyleminin neden söylendiğini bilmeden çocuğa doğru yaklaşmanız mümkün değildir. Çocukları yalan söylemeye iten nedenler şunlardır:

1-   Ceza almaktan korkma: Çocuklar ceza almamak adına çok sık yalana başvurur. Ailesi tarafından cezalandırılacağını düşündüğü için yalan söyler. Bu durumu aşmak için çocuğa güven ortamı sağlamalısınız. Her olumsuz eylemi cezalandırılan çocuk savunma mekanizması gereği yalan söyleyecektir. Çocuk kendini rahat hissetmelidir.

2-   Dikkat Çekmek: Bazı çocuklar yalan söyleyerek dikkatleri üstüne toplamayı hedeflerler. Anlattıkları ilginç şeylerle çevresindeki insanları etkilemeyi hedeflerler. Çevresinden olumlu dönüt alan çocuklar yalan söylemeye devam eder. Yalan söylediği için taktir edilen onure edilen çocuklar yalan söylemeye devam edecektir. Yalan söyleyen çocuğun sözleri görmezden gelinmeli hayretle karşılanıp ödüllendirilmemelidir.

3-   Farkında olmama: Bazen çocuklar yalan söylediğinin farkına varamaz. Gerçekle hayali birbirine karıştırır. Bu durumda yalan söylediğini ona hissettirmelisiniz. Direk yalan söylüyorsun şeklinde değil de doğrusunu söyleyerek yalan söylediğini ve yakalandığını anlamasını sağlamalısınız.

4-   Kötü örnek olma: Anne ve baba olarak eğer çocuklarınızın yanında çok rahat yalan söylüyorsanız çocuklarınız sizi örnek alacaktır. Onlarda sizin gibi çok rahat yalan söyleyecektir. Onlara iyi bir model olmalısınız. Sahip olmadığınız bir vasfı çocuklarınızdan beklemeyin.

Kitap Okuma Sevgisi Çocuğa Nasıl Kazandırılır?

Anne ve baba olarak hepimiz çocuklarımızın az kitap okumasından rahatsızlık duyarız. Bu durumu aşmak için söylenmek yerine harekete geçmek gerekir. Çocuklarımız kitapları neden sevmez, çocuklara kitap okuma sevgisi nasıl kazandırılır, anne ve baba olarak bizler bu konuda neler yapabiliriz size bu konuda detaylı bilgiyi eğitimci birisi olarak deneyimlerimden yola çıkarak anlatacağım Umarım yazı dizimizden sonra bakış açınız değişir çocuklarınıza kitap okuma sevgisi aşılayabilirsiniz.

Kitap hiçbir zaman çocuk için bir ceza aracı olarak kullanılmamalıdır. Olumsuz bir davranışın ardından çabuk odana çıkıp kitabını açıyor okuyorsun gibisinden ifadeler çocuğun kitap okumaya karşı olumsuz duygu beslemesine neden olur. Kitap ile korkutmak ve cezalandırmak doğru değildir. Çocuğun kitaba olan sevgisini aşılamak için ona kitap hediye etmelisiniz. Kitap okumanın bir ceza değil ödül olduğunu ona hissettirmelisiniz.

Kitap konusunda evde olumlu bir ortam yaratmalısınız. Her gün akşam 18 ile 19 arası 1 saat kitap okuma programı konulmalı evde bu programa herkes uymalıdır. Olumlu kitap ortamı oluşturulmadan kitap sevgisi aşılanamaz.

Çocuklara kitap seçimi de önemli bir konudur. İlkokul çocukları için bol resimli yazı puntosu büyük eğlenceli kitaplar almalısınız. Çocuğunuzla birlikte kitapçıya gidin. Çocuğun seviyesine uygun kitaplar arasında seçim yapmasına izin verin. Kitapla arkadaş olmasını sağlayın. Her ay düzenli olarak kitap alın. Evde çocuğunuza ait bir kitaplık olsun. Çocuğunuzun her okuduğu kitabı not etmesini sağlayın. Okuduğu kitap sayısı arttıkça okuma isteği artacaktır.

Çocuğunuz Okula Hazır Mı?

Yeni eğitim sisteminde 69 aylık çocuklar eğitim öğretime dahil edilecek. 60-66 aylık çocuklar ise aile isterse çocuklarını dilekçe vererek okula göndermeyebilir. Çocuğun okula gitmesinde baz alınan yaş aslında tek kriter olmaması gerekir. Çocuğunuz okula gitmeye hazır mı değil mi? Bunu anlayıp bilmeden çocuğu okula göndermek doğru değildir. Eğitimci bir yazar olarak sizin için bu konuyu irdelemeye karar verdim.

Çocuğun okula hazır olduğunu gösteren duygusal işaretler vardır. Bu işaretleri alıyorsanız çocuk okula gitmeye hazır demektir. Çocuğun okula gitmeye karşı bir hevesi var mı? Arkadaşlarına ben okula gideceğim diyor mu? Çantasını alıp ben okula gidiyorum gibisinden evcilik oyunları oynuyorsa çocuk duygusal olarak okula hazır demektir. Duygusal hazırlıkta en önemli aşamalardan birisi de ayrılık korkusudur. Eğer çocuğunuz dizinizin dibinden ayrılmıyorsa okul döneminde zorluk çekecektir. İlk hafta uyum programına dahil olmalısınız.

Çocuk okula bilişsel olarak hazır olması gerekir. Bilişselden kastımız okula gidecek çocuk renkleri, sayıları, büyüklük, küçüklük gibi ifadeleri biliyor olması gerekir. Okula sıfır donanımla giden çocuklar ilk yıl vasat bir profil sergiler. Çocuğunuz okula başlamadan ona renkleri sayıları ve temel kavramları öğretmelisiniz. İmkanınız varsa çocuğunuzu mutlaka anaokuluna göndermelisiniz. Anaokulunda çocuklar ilkokula daha donanımlı başlar.

Çocuğunuz okula gidebilmek için fiziksel yeterliliğe sahip olmalıdır. Yürüme, konuşma, tuvalet eğitimi gibi konuları aşmış olması gerekir. Bu konuları aşamayan çocuklar okul hayatında çok zorlanmaktadır. Öğretmen için de ekstra sıkıntı doğurmaktadır. Çocuğunuzu fiziksel olarak okula gitmeye yeterli görüyorsanız göndermelisiniz. Çocuğun parmak kaslarının gelişmiş olması da onun okula gitmeye hazır olduğunu gösterir. Kalem tutabiliyor, makasla bir şeyler kesebiliyorsa bu onun küçük kaslarının geliştiğini gösterir. Bu tip çocukları okula gönderebilirsiniz.

Çocuğa Banyo Nasıl Sevdirilir?

Her banyo öncesi çocuğunuzla kavga mı ediyorsunuz? Çocuğunuzu banyoya çekmek deveye hendek atlatmaktan daha mı zor? Gelin bu konuyu birlikte irdeleyelim. Ortada bir sorun var belli ki? Önce bu sorunu çözelim. Çocuklara banyoyu sevdirelim. Banyoya sizin zorunuzla değil koşa koşa gelsin. Hatta o size hatırlatsın. Anne, baba banyo saatim gelmedi mi desin? Peki bunu nasıl yapacağız hemen açıklayalım.

Banyoyu önce sevimli hale getirelim. İlk önce ısısını iyi ayarlayalım. Soğuk bir banyoda, ya da hamam gibi sıcak bir banyoda kimse banyo yapmak istemez. Banyo ortamı orta derecede olmalıdır. Banyoya çocuklarınızın sevdiği çizgi film kahramanlarının resimlerini asabilirsiniz. Banyo kuveytinin içine yüzen ördek gibi oyuncaklar koyarak banyoyu sanki bir oyun alanı gibi gösterebilirsiniz.

Banyo yaptırırken çok hassas ve nazik olmalısınız. Çocuğa zarar vermeden yıkamalısınız. Canı yanan çocuk banyoya karşı korku besler. Bir sonraki banyonuzda sıkıntı çekersiniz. Bu yüzden çocuğu lifle ezerken yavaş dokunuşlar yapmalısınız. Hatta lifi eline verip kendisinin de liflenmesini sağlamalısınız.

Banyo yaptırırken çocuğa güzel sözler söyleyin. Bebenim oğlum banyo yaparmış, tertemiz olurmuş, mis gibi kokarmış gibi sözler çocuğun banyoya olumlu duygular beslemesini sağlar. Banyo yaptırırken çocuğu azarlamak, başına su kabı ile vurmak, söylenerek banyo yaptırmak çocuğa banyo yaptırmak değil çocuğa eziyet etmektir. Unutmayın sakın çocuğa sert davranmak, kötü söz söylemek çocuktaki banyo korkusunu daha da büyütecektir.

Ayşe Bakır Yenivanhaber.com Yazarı

İletişim: aysebakir@yenivanhaber.com




ETİKET :  

Tümü

antalya escort

bodrum escort

ankara escort

ataköy escort

1xbet